Sanat Terapisi

Sanat Terapisi ile İlgili Bilinmesi Gerekenler

Bilerek ya da farkında olmayarak gün boyu uğraştığımız stres ve kaos durumu, kimi zaman birtakım psikolojik problemlere ve farklı mental sorunlara sebep olabiliyor. Günümüz modern insanın en büyük problemlerinden biri olan stresle başa çıkmak için pek çok farklı yöntem bulunuyor. Son zamanlarda bu gibi sorunlarla başa çıkmanın en yaygın ve popüler yöntemlerinden biri ise sanat terapisi olarak öne çıkıyor. Psikolojik bir tedavi ve destek yöntemi olan sanat terapisi, bireylerin günlük streslerini, endişelerini ve atlatmaya çalıştıkları travmatik olayların etkilerini azaltmak üzere geliştirilmiştir. Belli başlı özellikleri ve sınırları bulunan bir disiplin olan sanat terapisi, amaç itibarıyla psikoterapi ile benzerlik göstermektedir. 

Sanat Terapisi Ne Zaman Ortaya Çıkmıştır?

Sanat terapisi tekniği ilk olarak 1940’larda ABD’de ortaya çıkmıştır. Sanat terapisinin bir terapi biçimi olarak ortaya çıkış hikayesi, ABD’li psikologların eski insanların mağaralarda çizdikleri resimleri incelemelerine dayanmaktadır. Psikologların; eski insanların çeşitli katliamları, göçleri sanat yoluyla ifade etmelerinin dikkat vermeleriyle birlikte bu konu üzerine kafa yorma serüveni başlamıştır. Yapılan uzun çalışmalar ve incelemeler sonucunda sözle ifade edilemeyen bazı şeylerin sanat yoluyla ifade edilebildiğini gören psikologların “neden bu yöntem terapide de kullanılmasın?” diye düşünmeleriyle sanat terapisi bir terapi biçimi olarak da kullanılmaya başlanmıştır. 1940’lı yıllardan beri bir meslek dalı olarak tanımlanan sanat terapisinde sanatsal metotlar ve araçlar kullanılarak, dışavurumcu bir terapi yöntemi uygulanır.



Sanat Terapisi Nedir?

En kısa şekliyle, kişilerin hayal dünyasını bir araç olarak kullanan psikolojik bir tedavi ve destek yöntemi olarak tanımlanabilecek sanat terapisi; insanlarla ilgili bir terapi biçimidir. Görsel sanatları insanların akıl sağlıklarıyla birlikte, duygusal ve sosyal sağlıklarını da geri kazanmaları ya da geliştirmeleri için kullanan bir terapi biçimi olan sanat terapisi belli başlı sınırlara sahip bulunur. Zihinsel ve duygusal sağlığa yardımcı bir araç olarak yaratım sürecinin benzersiz etkisinden faydalanılarak geliştirilen sanat terapisi, insanların refahını iyileştirme amacı güder. Bunun yanı sıra sanat terapisi ile bir kişinin yaşam kalitesini iyileştirilebilir ya da bozulan fonksiyonları düzeltilebilir. 

Sanatın, zihnin farklı alanlarına erişim sağladığı gerçeğiyle bakıldığında sanat terapisi ile danışanların daha derin duygularına ve düşüncelerine hatta belki de kelimelerle ifade etmeleri zor olanlara temas edebilmesi mümkündür. Bütün sözlü olmayan ifadeler gibi sanat da keşfi, ifadeyi ve bilincinde olmadığımız şeylerin iletişimini daha kolay hale getirir. Bu sebeple, her insanın temel yönlerinden biri olan duygusal tarafa odaklamasından dolayı, sanat terapisi aracılığıyla duygular üzerine çalışmak insanlar arasındaki ilişkileri de geliştirebilir. Sanat terapisi sayesinde kişiler gizli kalmış yönlerinin farkına varabilir ve bu yönlerinin gelişmesi için kendilerine katkıda bulunabilirler. Sanat terapisi yalnızca insanların kendilerine yönelik değil, aynı zamanda rahatsız oldukları şeylere ve değişime dair arzularına da yönelik bir terapi biçimidir. Genel anlamda danışanların hayal dünyasını bir araç olarak kullanan psikolojik bir tedavi ve destek yöntemi olan sanat terapisi günlük stresi, endişeleri ve birtakım travmatik olayların izlerini azaltma etkisine sahip bulunur. 

Sanat Terapisinde Kullanılan Sanat Türleri ve Teknikleri

Sanat, kişilerin yaratıcılıklarını kendi başlarına anlamlandırarak oluşturdukları tüm somut ve soyut ürünlerin kapsamını içermektedir. Sanata bir iletişim aracı olarak yaklaşan bu terapi biçiminde görsel sanatlardan özellikle yararlanılır. Sanat terapisinin gerçekliği sembolizm aracılığıyla konuşmak, duygu ve düşünceleri ifade etmektir. Kişilerin yaratıcılık kanalıyla temsil ettikleri şeyler öfke, terk edilme, kayıp ve diğer duyguların yansıması olabilir. 
Sanat ve psikoloji alanlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bir terapi yöntemi olan sanat terapisinde sanatın çeşitli türlerinden faydalanılır. Yukarıda da bahsetmiş olduğumuz üzere yazma, resim ve heykel gibi görsel sanatlar bu terapide özellikle kullanılan sanat türleridir. Sanat terapisinde kullanılan sanat türlerini genel olarak şu şekilde sıralamak mümkündür: Resim, parmak boyama, heykel, kilden heykel yapımı, kolaj, müzik, yazı yazma, dans, tiyatro, şiir terapisi. 

Sanat Terapisi Nasıl Uygulanır?

Sanat terapisi hem bireylerle hem de gruplarla çalışılabilir. Sanat psikoterapisinin uygulanmasında sanatın çeşitli dallarından faydalanılır. Resim, heykel, fotoğraf, film gibi görsel sanatlar; hikâye ve şiir yazma, drama, kukla, hareket, tiyatro ve dans gibi birçok farklı sanat türü ve tekniği bu sürecin bir parçasını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu terapinin gerçekleştirileceği mekân ve malzemeler oldukça önem taşır. Hem bireysel hem de grup halinde sanat psikoterapisi uygulanırken; kişilerin rahat hareket edebilecekleri, düzenli, güvende hissedecekleri, kolayca malzemelere erişebilecekleri bir sanatsal üretim alanı oluşturulmalıdır. Ayrıca kullanılacak mekân ve malzemeler danışana kendini çocuksu hissettirmemeli, kalite anlamında hayal kırıklığı yaşatmamalıdır.
 
Sanat terapisi uygulamasında kullanılan farklı malzemelerin her bireyde uyandıracağı duygular ve çağrışımlar bireye hastır. Son derece spontane bir biçimde gelişir ve terapi gündemine ilişkin odak noktaları malzemeye şekil verirken kendiliğinden oluşur. Örneğin; bir suluboya çalışmasında farklı renkleri birbiriyle karıştırmak bireyin farklı duygu ve deneyimlerle temas etmesini kolaylaştırabilir. Veya bir kolaj çalışmasında farklı kâğıt parçalarını tek bir karton üzerine yapıştırarak toplamak bireyin kendi içindeki bölük pörçük parçaları birleştirmesine yardımcı olabilir.



Sanat Terapisi Kimlere Uygulanabilir?

Öncelikle sanat terapisi almak için kişinin sanat yeteneğin olması veya sanatla ilgili deneyiminin bulunmasına gerek yoktur. Sorunlarla baş etme yetisi kazandırılmak üzere kullanılan bir psiko-terapi yöntemi olan sanat terapisi aslında hemen herkes için uygun bir tedavi yöntemidir. Sanat terapisi özellikle çocukların yaşadığı çekingenlik, utangaçlık, dikkat eksikliği, asosyallik, okula adaptasyon gibi günümüzün yaygın sorunlarında son derece etkilidir. Bunların yanı sıra sanat terapisi; geçmişte trajik bir olay ve büyük kayıplar yaşamış konuşma güçlüğü çeken, anksiyete ve panik atak yaşayan yine günümüz sorunlarından şikayetçi bireylerin tedavisinde de kullanılabilir. Bilinçaltında bastırılan problemleri olan ve bunların olumsuz etkilerini yaşayan, günlük hayatta baş edemeyecek düzeyde stres sorunu yaşayan, geçmişte yaşadığı travmaları olan herkes sanat terapisi alabilir. 

Ayrıca günümüzde yalnızca psikolojik bir rahatsızlık yaşayan kişiler sanat terapisi almaz. Duygularını açığa çıkarmak isteyen, günlük hayatta kendini daha iyi ifade etme arzusunda olan her birey sanat terapisine yönelmektedir. Bu kişiler için son derece anlamlı ve yardımcı bir destek terapisi niteliğinde olan sanat terapisi, bireyin içinde tuttuğu gürültülü sessizlikleri tekrar dışa vurup sorunlarını azaltmasına yardımcı olur. 

Sanat terapisi ile birey iç dünyaya ait parçaların dışsal şekillere yansıtılması ve elle tutulur hale getirilmesi deneyimi yaşar. Bu deneyim bireye hâkimiyet duygusu vererek duygularının yatışmasını, onlarla yüzleşmesini ve yaşamına şekil verme sorumluluğunu üstlenmesini kolaylaştırmaktadır. Bütün bu sebeplerden ötürü, sanat alanında malzemelerin çeşitli olması sanat terapisi uygulama sürecini olumlu etkiler ve zenginleştirir. Sanat Terapisti Judith Rubin’e göre, malzemelerin çeşitliliği kişilerin kendi sevdikleri anlatım yöntemlerini keşfetmelerini ve onları geliştirebilmelerini sağlar.

Sanat Terapisinin İyileştirici Etkisi

Sanat, insanoğlunun tarihinin en başından beri bir iletişim yolu olarak görülmüştür. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de sözsüz ifade yöntemi olarak iletişimin ana kaynağı haline gelen resim sanatı, kişilerin yalnız bireyler arası iletişimde değil, kendisi ile olan iletişiminde de büyük rol oynamaktadır. Ayrıca yalnız resim değil müzik, dans, heykel, tiyatro gibi çeşitli sanat türleri de kişilerin içsel çığlıklarının dışavurumunda, aklın kelimelere uyguladığı baskıyı kaldırabilen, bilinç altında bastırılan duygu ve düşünceleri yansıtmaktadır. 

Sanat terapisi ile ilgili yapılan çeşitli araştırmalar sanatın iyileştirme gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Sanat ve sağlık alanlarının kaynaşması ve sanat dallarının alternatif tıp olarak kabul gören sanat terapisi alanı içerisinde bir tedavi yöntemi olarak kullanılması sonucu hastalar üzerinde yapılan araştırmalar olumlu etkilerin yadsınamayacak düzeyde olduğunu göstermektedir.


 
Bilinçli bir şekilde sözel olarak sorunları ifade etmek kimi zaman zor olabilmektedir. İşte sanat terapisi böyle zamanlarda yani sözün bittiği yerde başlar. Yapılan araştırmalara göre farklı kişi ve durumlar için sözel anlatımdansa sanat yoluyla ifade etmek çok daha verimli sonuçlar sağlamaktadır. Sanat terapisi özellikle sözel anlatımda güçlük çeken insanları iyileştirir, onarır, dönüştürür. Sanat terapisi ile benzer bir yöntem olan psikodramada kişilerin problemleri doğrudan ortaya konmakta ve dolayısıyla daha sert geçişler yaşanmaktadır. Oysaki sanat terapisinde geçişler çok daha yumuşaktır; birey anlatmak istediği kadarını ortaya koyar ve istemediklerini de kendine saklar. Yani sanat terapisi yöntemi ile doğrudan problemler hakkında konuşulmaya ihtiyaç yoktur. Bunun yerine kişiler problemlerini sanat yoluyla, daha estetik, daha yumuşak bir şekilde ortaya dökerler. 

Sanat terapisi, gerçekliği sembolizm aracılığıyla konuşmaktır. Kişilerin yaratıcılık kanalıyla temsil ettikleri şeyler, öfke, terk edilme, kayıp ve diğer duyguların yansıması olabilir. Kişilerin duygularındaki bu yansıma istemsiz olarak dolaylı yoldan da olabilmektedir. Sanata bir iletişim vasıtası olarak yaklaşan sanat terapisi, insanların duygularını dışa vurmalarına ve iletişim kurmalarına yardım eder. Bu sayede insanların davranışlarında değiştirmeye ihtiyaç duydukları şeyleri başarmaları ve yansıtmaları kolaylaşır. Dolayısıyla sanat terapisinin iyileştirici etkisi büyüktür. Sanat terapisi sırasında danışan tarafından yaratılan sanat çalışmaları ayrıca öz farkındalık yaratır, duyguların keşfinde aracı olur, çözülmemiş duygusal çatışmaları ortaya çıkarır, sosyal becerileri geliştirir ve özsaygıyı arttırır.

Türkiye’de Sanat Terapisine Dair…

Avrupa ve Amerika’da, daha sonra da dünyanın her yerinde bilimsel çalışmalar ve veriler eşliğinde kanıtlanan sanat terapisi yöntemi, Avrupa Birliği bünyesinde yürütülen CAMBRELLA çalışmasında, Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü’nde ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2014-2023 Strateji Belgesi’nde alternatif tıp uygulamaları çerçevesinde kabul edilmiştir. 

Uluslararası boyuttaki bu çalışmalar Türkiye’de de incelenerek, Sağlık Bakanlığı bünyesinde Geleneksel, Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı kurulmuştur. Geleneksel, Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Uygulamaları Daire Başkanlığı’nın çalışma konuları arasında; müzik terapisi gibi çeşitli sanat terapisi türleri yer almaktadır. Başkanlık ayrıca uygulamalar hakkında mevzuat oluşturulması, uygulayıcıların yeterliliklerinin belgelendirilmesi, uygulama alanlarında faaliyet gösterecek merkezlere ruhsat düzenlenmesi ve iptali süreçlerinde faaliyet göstermektedir. Bunların yanı sıra; uygulamaları yapan yurt içi ve yurt dışı kurum ve kuruluşların çalışmalarını araştırmak ve incelemek, uygulamalar hakkında eğitim veren kurumların kayıtlarını tutmak, uygulama merkezlerini ve uygulayıcıları izlemek, düzenleme ve izinlere aykırı faaliyetleri ve tanıtımları durdurmak, uygulayıcıların sertifikasyon programlarını planlamak vb. çalışmalar da yine bu başkanlık bünyesinde yürütülmektedir.